Bıçak Sırtı

Kovulduğu güvenli bahçeye geri dönebilme ihtimalinin hayali, insanı cezbeden arzulardandır. Tarihler boyunca anlatımları süregelen hikayelerde insanlığın uğraşları ve istençleri hayallerine ulaşması için bir adımdır. Sürekliliği olan bu adımlar, insanın ilk günahından dolayı içine düştüğü imtihan dünyasından kaçmaya çabalamasıyla başlar. Fakat ebedi olan cennete varmadan önce, gözlerini açtığı yerde ölümsüz olmak ve cenneti burada, yaşadığı dünyada yaratmak emelindedir her zaman. İnsanlığın ölümsüzlük iksirini arama, üstün insan yaratma arzusu, birçok esere konu olmuş ve kolektif hafızanın derinliklerindeki nihai arzu olan ölümsüzlük, hep görünür olmuştur. Daha uzun yaşamanın mümkün olup olmayacağını öğrenmek isteyen Nexus 6 Replicantları’nın kaynakları sınırlı olan tükenmiş bir dünyada hayatı aramalarıyla başlar Blade Runner.

Ridley Scott’ın 1982 tarihli Blade Runner isimli bilim kurgu filmi, 2019 yılında post apokaliptik görünüşüyle Los Angeles’ta geçer. 1968 yılında Philip K. Dick tarafından yazılan Do Androids Dream of Electric Sheep (Android’ler Elektrikli Koyun Düşler mi?)  isimli romandan uyarlanan filmde bilim kurgunun alt türlerinden bir olan Cyberpunk ile distopik bir gelecek sunulmuştur. Fransa temelli Noir türüne de dokunmadan geçmeyen filmde, ışık ve gölgeler büyük ustalıkla kullanılarak karakterlerin iyilik ve kötülük arasında bulunduğu ince çizgi bulanıklaştırılmıştır. Neo Noir türüne bir örnek sayılabilecek filmde, tapınaklardakilerin yönetimi tekelleştirmesi sonucu oluşan baskı ortamının gericiliği ve bunaltıcılığını da yansıtmaktadır. Teknoloji çok ilerlemiştir fakat düşük yaşam koşulları iyileştirilmemiştir. Modern tanrılar olan zenginler tapınak benzeri yüksek yapılarda yaşarken fakir olanlar hayat şartlarının ve dünyanın tükenmişliğinin sorunlarıyla yüzleşmektedir. 

Blade Runner filminde, dünyadaki kaynakları tüketen insanlar dünya dışındaki gezegenleri kolonileştirerek oralardaki kaynaklar hakkında söz söyleme cesaretine erişmişlerdir. Teknolojiyi istedikleri gibi kullanmayı başaran insanlar, ‘‘Replicant’’ adı verilen insana birebir benzeyen androidleri kendi güvenliklerini korumak ve kötü koşullardaki işlerini yaptırmak amacıyla üretmişlerdir. Tyrell Şirketi aracılığıyla üretimleri yapılan üst düzey robotların genel isimleri Nexus 6’dır ve yaşam ömürleri 4 yıl kadar kısadır, böylelikle insani olana ulaşmak üzereyken görevlerine son verilmiş olmaktadır. Filmde ‘‘Blade Runner’’ isimli polis departmanında keskin nişancı olan Rick Deckard, köle gibi çalıştırılmak istemeyerek daha fazla yaşamanın mümkün olup olmayacağını öğrenmek isteyen ve bunun sonucunda sorun çıkaran Nexus 6 Replicantlarını öldürmek ile görevlendirilmiştir.

Filmin kurgusunda Tyrell Şirketi’nin mottosu çok önemli bir yere sahiptir: ‘‘İnsandan Daha İnsan’’. Organik olarak genetik mühendisleri tarafından üretilen Replicantların uzuvları bir makinenin parçası gibi değildir. Onların da insanlar gibi yumuşak derileri ve anıları vardır. Replicantlar o kadar insan gibidirler ki onlara sorulan sorulara verdikleri tepkileri sadece gözlerinin irislerinin hareketlerini milimetrik olarak inceleyen bir aletle ölçülerek ayırt edilmektedir. Replicantlardan biri olan Pris, kurtarıcısı Sebastian ile olan konuşmasında Descartes’in ‘‘Düşünüyorum öyleyse varım’’ sözlerinden alıntı yaparak kendisinin de düşündüğünden, karar verebildiğinden, özgür iradeye sahip olabildiğinden bahsetmektedir. Hatta Rick Deckard’ın adının da Descartes’ten geldiği söylenmektedir.

Blade Runner filminde mitolojik ve dini kaynaklı birçok alegori karşımıza çıkar. Bunlardan biri, Francisco Goya’nın Çocuklarını Yiyen Satürn adlı tablosundaki mitolojik olan hikayenin modern versiyonu olarak düşünülebilir. Tabloda, zaman tanrısı olan Kronos ile çocuğu Zeus arasındaki baba- oğul karşılaşması aktarılmaktadır. Kronos babasının tahtını devirerek başa geçen bir tanrıdır ve öğrendiği bir kehanete göre de onun çocuklarından biri onu devirecektir. Bu gerçeği kabullenemeyen ve deliren Kronos, doğan tüm çocuklarını doğdukları anda diri diri yemeye başlar. Kronos’un eşi olan Rhea, doğan son oğlu olan Zeus’u ulaşılamayacak bir yere saklar ve Kronos’a yemesi için kumaş parçalarına sarılmış bir kaya parçası verir. Gözlerini hırs bürüyen Kronos kayayı ya da çocuğu ayırt edemeyerek kayayı midesine indirmiştir. Yıllarca babasından saklanarak büyüyen Zeus, sonunda Olimpos Dağı’na gelip babasını tahtından ederek yeni hükümdar tanrı olur ve böylelikle kehanet de doğrulanmış olur. Çocuklarından birini canlı canlı yiyen Kronos’un tasvir edildiği bu eserde, siyah arka planın önünde gözlerini kan bürümüş, dehşet saçan bir eylem ön plandadır. Kafası ve kolunun biri yenmiş olan çocuğun diğer kolunu yemeye başlayan Kronos’un delilik haliyle hiçbir şeyi önemsemeyerek sadece elinde tuttuğunu yok etme hırsı tüm vahşetiyle aktarılmıştır. Bu eserin dokunmak istediği noktalar ele alınarak Replicant Roy ile yaratıcısı Eldon Tyrell arasında bir alacak verecek meselesi vardır. Oğul yaratıcısı olan babasının üstü konumuna gelerek ona karşı gelmektedir. Bir diğer alegori de Replicant Roy’un Rick ile son karşılaşmasında yaşanmaktadır. Eline bir çivi sokan Roy adeta İsa’nın çarmıha gerilme sahnesini tekrar yaşayarak kendisini haklı çıkarmaktadır. Sahnenin devamında da yüksek bir binadan düşmek üzere olan Rick’i kurtaran Roy elinde beyaz bir güvercin tutmaktadır. Roy’un tam 4 yılını doldurduğu anda güvercin ellerinden uçup gökyüzüne yükselmektedir. Bu sahnelerde dini bir alegori olan beyaz güvercin kutsal ruhu temsil etmektedir.

Film bir bütün olarak incelendiğinde zamanın çok ötesinde olduğu görülmektedir. Filmde yer alan tüm bireyler özgürlüklerinin peşlerinde varoluşsal olarak koşmaktadırlar. Replicantların tek bir amacı vardır o da: Daha fazla yaşamak. Tüm bu sorgulamalar düşünüldüğünde ne kadar da insanlarla aynı gayeler içinde oldukları görülebilmektedir. Filmde tüm sınırların bulanıklaşmasına ek olarak en büyük soru da keskin nişancı Rick Deckard’ın da bir Replicant olup olmadığıdır. Belki de en büyük sorun tüm bu ayrışmaları yapıyor olmamızdır. Genel olarak film ele alındığında tüm bu varoluşsal ve benlikle ilgili zihnimizde yarattığı sorular oldukça önem taşımaktadır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram
Yazar - Grafiker - PR
Yazar - Grafiker - PR

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar - Grafiker - PR

Yazar

Grafiker