Çernobil

Ukrayna’nın başkenti Kiev’in kuzeyinde bulunan Pripyat şehri, Çernobil Nükleer Santrali’nde çalışan kişilerin aileleriyle beraber yaşamaları için inşa edilmişti. Çernobil Nükleer Santrali Sovyet Rusya’nın en çok övündüğü mühendislik projelerinden biriydi. Yaklaşık 30 milyon kişiye yetecek kadar elektrik üretiyordu. Ancak 1986 yılında yapılan test sırasında arka arkaya gerçekleşen hatalar sonucunda reaktörde büyük bir patlama oldu ve reaktörün çekirdeğindeki radyoaktif madde tüm Avrupa’ya yayıldı. Kaza sonucunda milyonlarca kişi radyoaktif kalıntılardan etkilendi ve kanser dahil birçok sağlık sorunu yaşadı. Kazanın etkilerini azaltabilmek için önce kalıntılar robotlarla kaldırılmaya çalışıldı fakat yüksek radyasyonun robotları bozmasından dolayı on binlerce asker ve sivil üçer dakikalık periyotlar ile reaktörün etrafında çalıştılar. Yüksek dozda radyasyona maruz kaldıkları için kazadan sonraki aylarda hayatlarını kaybettiler. Nükleer enerji tarihinde radyasyondan ölümlere neden olan tek kazadır. Tabi şu an kaza demek ne kadar mantıklı bu konu tamamen tartışmaya açıktır. Bu facia, insan hatasıyla beraber kusurlu Sovyet dönemi reaktör tasarımının sonucudur.

Şimdi kaza gecesine bir geri dönüş yapalım.

26 Nisan 1886 gecesinde saat gece 1 civarında Çernobil nükleer reaktöründe rutin güvenlik testleri yapılıyordu. Reaktör gücü oldukça düşürülmüştü ancak Çernobil’de kullanılan reaktör tipi olan kaynar su reaktörleri düşük güçte çalıştırıldıklarında kararsız hale geliyor ve kontrol edilmeleri zorlaşıyordu. Bu nedenle test sırasında reaktör gücü birden normalin 120 katına fırladı ve sıcaklığı 4500 dereceye kadar çıktı. Bu sıcaklığı daha rahat anlayabilmeniz için bir örnek vermek gerekirse, bu sıcaklık güneş yüzeyinin sıcaklığı ile hemen hemen aynıdır. Bu sırada reaktör gücünü tamamen durdurmak için acil durdurma düğmesi kullanıldı fakat bu işlemde reaktördeki sıcaklığın ve basıncın daha da artmasına yol açtı. Reaktörün tepesine kapatan kapak büyük bir patlamayla yerinden fırladı. İçeriye giren havanın tepkimeye girmesiyle beraber ikinci ve asıl faciaya yol açan patlama gerçekleşti. Aslında bu patlama bir atom bombası kadar şiddetli değildi. Fakat patlama, bir atom bombasının toplamda yaydığı radyoaktif maddeyi sadece birkaç saatte yayıyordu. Asıl faciaya neden olan da patlamanın yarattığı şok dalgası değil patlama yüzünden etrafa saçılan radyoaktif maddelerdi. Bu maddeler rüzgâr ve yağmurla ülkemiz dahil tüm Avrupa’ya yayılarak içme sularına ve tarım mahsullerine karıştı, birçok insanın sağlığını kaybetmesine neden oldu. Patlamayla beraber çıkan yangını söndürmek için müdahale eden itfaiyeciler çok fazla radyasyona maruz kaldıkları için tamamı birkaç hafta içinde hayatını kaybetti. Günümüzde bu itfaiyeciler anısına heykelleri dikilmiştir. Pripyat şehrinde yaşayanlardan bazıları yangını ve radyasyonun havada yaydığı ışıkları şehirdeki bir köprüden izliyorlardı. Fakat onlarda radyasyon yüzünden birkaç sene içerisinde kanserden vefat ettiler. Bu nedenle, bu köprüye daha sonra Azrail Köprüsü adı verilmiştir. Pripyat ve çevresinde yaşayan insanlar geçici olacağı söylenerek ama bir daha asla evlerine dönemeyeceklerini bilmeden tahliye edildi. Mezar anlamına gelen sarkofajla reaktörün üstü kapatıldı.  Yapının ömrünü tamamlaması ile 2 yıl önce daha dayanıklı ve modern olan bir yapıyla değiştirildi. Yapı ayrı bir yerde oluşturularak 4. Blok üzerine taşındı. Yeni yapının dünyada eşi benzeri bulunmamaktadır. Oldukça büyük bir yapı olmasına rağmen benzer boyutlarda başka yapılar bulunmaktadır. Onu özel kılan şey de bunun kadar büyük bir yapıyı 300 metre taşınmasıdır. Yeni yapı daha gelişmiş ve radyoaktif tozları yapının içerisinde tutmak için artırılmış doğa koruma sistemine, eski yapıyı ilerde parçalamak için vinç sistemine sahiptir. Yapının ömrü 100 sene kadardır.

Bugün şehir ne durumda mı?

Son yıllarda; popüler bilgisayar oyunlarında, sinema filmlerinde, ünlü rock grubu Pink Floyd’un “Marooned” isimli şarkısının klibinde kendine yer bulan Pripyat, artık tam anlamıyla hayalet şehir durumundadır.

2008’de History Channel’in çektiği İnsanlıktan Sonraki Yaşam adlı belgesele konu olarak önemli bir role sahip olmuş ve sonra da bu isimle anılmıştır. Pripyat, dönemin en zengin ve gösterişli kentlerinden biriyken bugün 1 Mayıs 1986’da açılması planlanan; ancak patlama nedeniyle hiçbir zaman açılamayacak olan lunaparkı ve viraneye dönmüş önemli merkezleriyle biliniyor. Çeşitli organizasyonlar aracılığıyla ve özel güvenlik önlemleriyle gezilebilen Pripyat ’ta, hâlâ yüksek düzeyde radyasyon bulunmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre, doğanın kendini onarması ve radyasyon seviyesinin zararsız hale gelmesi için 300 ila 1000 yıl arasında bir zaman geçmesi gerekmektedir. Günümüzde facia sonrası kapatılan ormanlar adeta doğal yaşam cennetine dönüşmüştür. İçerisinde pek çok vahşi hayvan ve kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır. Uzmanlar, Pripyat’taki radyoaktif etkinin yaklaşık 50 sene sonra tamamen ortadan kalkacağını ön görüyorlar. Bir gerçeği göz ardı etmemeliyiz ki: bugün şehirde diğer büyük bir şehre oranında daha az radyasyon bulunmaktadır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram
Sosyal Medya - Grafiker
Sosyal Medya - Grafiker

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Sosyal Medya - Grafiker

Yazar

Grafiker