Discobolus

Spor nedir? İlk olarak ne zaman, nerede ortaya çıkmıştır? En önemlisi spor neyi ifade eder? Sporun başlangıçta ne olduğu ile ilgili yanıtları bilmek bize Antik Yunan’da yapılan eserlerin yorumlanmasında öncülük edecektir. Yunanlıların büyük spor müsabakaları günümüzde gerçekleştirilenlerden oldukça farklıdır. Tanrı Zeus’un şanına yarışacak şekilde Mora Yarımadası’nın Olimpia bölgesinde düzenlenen dini içerikli şenlikler ‘Antik Olimpiyatlar’ olarak bilinir. Yarışmaya katılanlar sanıldığı gibi zeki, çevik ve güçlü sporcular değil; Yunan topluluğunun önde gelen ailelerinin üyeleridir. Bu spor karşılaşmaları halkın inançlarından beslenirken; kazanana, tanrının yenilmezliğine ulaşmaya ek olarak topluluk genelinde de büyük bir ün ve korkutucu bir saygı bahşedilir. Olimpiya oyunlarının başlıca amacı yenilmezlik sıfatına kimin sahip olacağını bulmaktır. Bu başarıyı kutlamak ve şöhretlerinin devamlılığını sağlamak için sporcular, dönemin önde gelen sanatçılarına heykellerini yonttururlar.

Olimpiya bölgesinde gerçekleştirilen kazılarda bu amaçla yapılan birçok heykelin kaidesi bulunmuş fakat heykellerin kendilerinden bir iz bulunamamıştır. Büyük olasılıkla, heykeller bronzdan yapıldığı için maden kıtlığı yaşanan Orta Çağ’da eritilmiştir. Eritilen heykeller arasında yer alan Atinalı heykelci Miron’un yaptığı Discobolus, “Disk Atıcısı”, heykeli, muhtemelen atlet heykellerinin en ünlüsüdür. Bu önemli heykelden etkilenen Romalılar, heykelin mermer kopyalarını yaparak eserin günümüze kadar gelmesine katkıda bulunmuşlardır. Günümüze gelen Discobolus heykeli incelendiğinde, genç atlet figürünün oldukça ağır bir diski tam atmak üzere olan anın biçimlendirilmiş olduğu sanılır. Ayaklarından daha fazla güç alabilmek amacıyla öne eğilmiş, atacağı diski tutan eli arkaya doğru savrulmuş ve diğer kolu da ona destek olacak şekilde konumlandırılmıştır. Diski fırlatmasına bir saniye bile yok, o anda durdurulmuş bir video kaydı gibi gözüktüğü söylenebilir. Figürün vücudunun konumlanışı o kadar doğal duruyor ki çağımızın atletleri Discobolus heykelini referans alarak disk atmayı öğrenmeye çalışmışlardır. Fakat bu duruş denemeleri, atletler için sanıldığı kadar kolay olmamış ve büyük bir hayal kırıklığına uğramışlardır çünkü Miron’un heykeli özünde bir Yunan sanat çalışmasıdır. 

Discobolus heykelinde Miron, Antik Yunan araştırmacılarına göre heykeltıraşlıkta bir ilki başarmış: Ritmi, dengeyi ve harmoniyi bir araya getirmiştir. Antik Yunan’da oldukça önemli olan mükemmeliyeti yakalamaya çalışan Miron, heykelin kaslarındaki zorlanma belirtileri olan gerilmeleri az bir miktarda yansıtmış ve figürün ifadesini duygusuzca betimlemiştir. Miron, bir yandan gerçeği korumaya çalışırken bir o kadar da olması gereken ifadelerden uzaklaşmış; figürün vücut bütünlüğünü ve hareketlerini mükemmeliyete yaklaştırmayı hedeflemiştir.Discobolus daha dikkatli bir şekilde incelendiğinde, tarihte görülen erken sanat üsluplarıyla özündeki benzerlik dikkat çeker. Mısır’ı ziyaret eden Antik Yunanlılar, Mısırlıların sanat anlayışından oldukça etkilenmişlerdir. Mısır’da yapılan örnekleri inceleyerek figürlerin nasıl oluşturduklarını, vücudun bölümlerini nasıl betimlediklerini kavramaya çalışmışlardır. Yunanlı sanatçılar heykellerini yontarken onlara verilen kurallarla yetinmekle kalmamış ve kendilerince denemeler yapmaya başlamışlardır. İnsan vücudunun gerçekte nasıl gözüktüğüyle ilgilenip bunu eserlerine ne kadar olduğu gibi aktarabileceklerini keşfetmeyi amaçlamışlardır. Nitekim Discobolus’un tam karşısına geçip yalnızca eserin konturları dikkate alındığında Mısır sanatı ile yakınlığını fark edebiliriz. Miron, Mısırdaki soyutlama anlayışı gibi insan vücudunun bölümlerinin en iyi göründüğü açılardan figürünü oluşturmayı tercih etmiştir. Fakat bu yorum Mısırlı sanatçıların yaptığı gibi devinimden uzak, cansız, katı bir duruş değildir. Miron, disk atan birisinin doğal devinimini yansıtmamış olabilir fakat çağında hareketi eserlerinde yansıtmayı başaran önemli sanatçılardan birisidir. Şüphesiz bu çağın insanları; denemekten korkmayan, onlara sunulan eski gelenekleri sorgulayan, bilim ve felsefenin ışığından yürüyerek keşfetmeyi seven antik insanlardır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram
Yazar - Grafiker - PR
Yazar - Grafiker - PR

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar - Grafiker - PR

Yazar

Grafiker