Dune

Çöl, evet çöl. Olduğum yeri ancak böyle anlatabilirim. Kendimi ana karakterin yerine koyup sürükleniyorum toz bulutlarının arasında. Kasvetli gri bir hava, her an çıkabilecek tehlikeler esnasında. Her şeye rağmen azimle kumlarda yürüyorum. Elimde bir pusula, önümde uzun bir yol, koca evren sanki gözümün bile göremediği. Bacaklarım titriyor. Adeta zemin ayaklarımdan kayıyor. Batıyorum, kuma gömülüyorum yavaş yavaş. Bu evren beni içine çekiyor.

Dune yazar Frank Herbert’in 1965 yılında çıkan bilim kurgu romanından uyarlanmıştır. Yazarın vefatıyla beraber yarım kalan hikaye oğlu ve fantastik bilim kurguya merak salmış yazarlarca devam ettirilerek birçok günümüz yapımlarına ilham olmuş koca bir evren ortaya çıkmıştır. İlk kitabın yarısını konu alan film, izlemek için kitabı okumaya gerek kalmayacak şekilde tasarlanmıştır.

Yönetmen koltuğunda Arrival, Blade Runner 2049, Sicario gibi yapımlara imzasını atan Denis Villeneuve, filmdeki her detayı özenle işlemiş; ortaya sanatsal değeri oldukça yüksek bir iş çıkarmıştır. Yapımda yer alan flashback (geçmişe dönüş) sahneleri, hem geçmiş ve gelecek arasında bir köprü oluşturmuş hem de gelecek yapımların teaser’ı (fragman) kimliğine bürünmüştür. Birçok seri yapım filmlerde (Lotr, Star Wars, Avengers, Avatar, HP) ana hikayenin yanında ona eşlik eden tek filmlik yan hikayeler işlenmiştir. Dune‘de direkt ana hikaye ile bağlanan kurgu, göze bitmemiş bir film gibi görünse de yapılan hamle çok doğru ve yerinde olmuştur. Şöyle ki, kitaplardan uyarlanan yapımlarda film süresi, zaman ve bütçe kısıtlamalarından dolayı birçok detay atlanmak ya da üstünkörü geçilmek zorunda kalınmıştır. Dune ilk kitabın yarısına kadar işleyerek hem yaşanabilecek kopukluklara engel olmuş hem de devam filmlerine çok ciddi bir referans haline gelmiştir. 

Filmi etkili kılan detaylardan birisi de yapımın müzikleridir. Hans Zimmer; Interstellar, Inception, The Dark Knight gibi birçok kaliteli yapımla beraber Dune’a da yaptığı besteler ile can vermiş, oldukça güçlü ve kaliteli ses kimliği ile bu filmde sessizliğin dahi sesini bestelemiştir.

Dune günümüzden uzun yıllar sonra geçen bir gerçekliği konu alır. Bu gerçeklikte gezegenler hanedanlar tarafından yönetilip, imparatorluklara bağlanarak siyasal savaşlar verilir. Atreides Hanedanlığı, imparatorun emri ile  Arrakis adlı gezegeni topraklarına dahil etmek için çalışmalara başlar. Bu gezegen melanj (baharat) isimli çok büyük bir kaynağa sahiptir. Baharat sayesinde yıldızlar arası seyahat edebilir, insan yaşamını uzatabilir, bazı duru görüler elde edilir. Gezegenin yerli halkını Fremen ırkı oluşturur ve bu evrene kendilerine ait bir isim takarlar, Dune.

Dune serisi genel olarak doğunun tarihinden esinlenmiştir. Baharat yolu, orta doğuda verilen petrol savaşı, mehdi ve mesih olayları gibi filmde yaşanan hikayelerin tümü gerçek tarihi olaylara gönderme yapmıştır. Filmin hikayesiyle beraber tasarımlarında da doğu esintileri yer almıştır. Bu noktada çöl oldukça güçlü bir referans kaynağı olarak fremenlerin kıyafetleri, uzay aracı tasarımları, savaş aletlerinde bu etkiyi gözler önüne sermiştir. 

Mimaride yer alan soğuk ve yüksek taş duvarlar, uzun koridorlar, geniş salondaki büyük ve köşeli mobilyalar hem oldukça sade hem de gösterişli tasarımlarıyla beraber filmin geri kalanıyla uyum içerisindedir. Yapımın başından sonuna kadar tek bir renk düzeni ile filmin bütünlüğü korunmuş, toprak tonları ile parlak bir mavi oldukça güçlü bir etki yaratmıştır. Bu etkinin sanatçısı ise görüntü ve sanat yönetmeni olan Greig Fraser’dir.

Tüm bunlarla birlikte Dune bilim kurgu dünyasına yaptığı katkılarla güçlü ve kimlikli bir eser olarak anılmış ve anılmaya devam edecektir. Filmin devam filmlerine yaptığı göndermelerden de anlaşılacağı üzere uzun bir yol bizi bekliyor.

Toz bulutları aralanıyor. İşte tekrardan karşımda bucaksız çöl. Nereden geliyorum? Nereye gidiyorum? Birden korku sarıyor ruhumu. İçimdeki bütün hisleri bastırıyor. Zihnimde yankılanan sese kulak verdiğimde düşüncelerim ve hislerim kum tanelerine dönüşüp karışıyor çölün içerisine. 

“Korkmamalıyım. Korku katilidir aklın.  Korku mutlak yıkım getiren küçük bir ölümdür. Korkumla yüzleşeceğim. Onun etrafımdan ve içimden geçip gitmesine izin vereceğim. Ve geçip gittiğinde onun izlediği yolu görmek için iç gözümü kullanacağım. Korkunun geçtiği yerde hiçbir şey olmayacak. Yalnızca ben kalacağım.”  (s. 27)

Kaynakça:

Frank Herbert, Dune, İthaki Yayınları, Çev: Dost Körpe, 2015

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker