Duyusal Yoksunlaştırma

Mekan kavramı, beynimizin alıcılarından aldığı mesajlarla oluşturduğu ve bunun çerçevesinde bizlerde çeşitli duygular uyandıran alanlar olarak tanımlanabilir.Peki beynimiz bir anlığına hiçbir mekanı tanımlayamıyorsa ne olurdu?

Duyularımız devre dışı kaldığında beynimiz işlevsiz mi kalırdı yoksa yeni düşünceler üretir miydi? Bu soru, son 70 yıldır insanların kendilerine sorduğu ve çeşitli deneyler yaptıkları bir soru. En kesin yanıt ise beynimizin bütün bu yoksunluk anında asla boş durmadığı.
Duyusal Yoksunlaştırma Havuzu; insanların, 5 duyu organının işlevini anlık olarak kaybetmesini sağlayan bir mekan olarak tanımlanabilir. Uykudaki trans halimize benzeyen ancak bilincimizin açık olmasıyla uykudan ayrılan bir andır. İçerisi, dış dünyayla bağlantısı kesilmiş bir havuzdan oluşur. Bu havuz, bol miktarda tuzlu ve vücut sıcaklığında suyla kaplıdır. Bu sayede suyun üzerinde kalırız ve derimiz de hissiz kalır. Bu mekanın kurulma amacı, beynimizin rutin çalışmasının kendiliğinden mi kaynaklandığını yoksa çevresine mi bağlı olduğunu öğrenmektir.
Beynimiz hissizlik anında çeşitli halüsinasyonlar üretir ve düşünsel olarak bir boşlukta kalırız. Beynimizin hiçbir tepki almamasına karşın üretmesi ne kadar karmaşık ve hala gizemli bir yapıya sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bu halüsinasyonları geçmişimize dayanarak mı yaptığımız yoksa kendi kendine çeşitli durumlar mı ortaya çıkardığı ise merak konusu.Beyin kendiliğinden bir şeyler üretebilir mi? Ne yazık ki bunun cevabını istesek de öğrenemeyeceğiz çünkü dünya üzerinde hiç kimse buraya girmeden önce sıfır yaşantıya sahip olmuyor.
Mekanın insan üzerindeki etkisini gözler önüne seren bu örnek, insanın sadece bedeninden ibaret olmadığı aynı zamanda soyut bir anlam taşıdığını da kanıtlar niteliktedir.

Beynimiz hissizlik anında çeşitli halüsinasyonlar üretir ve düşünsel olarak bir boşlukta kalırız. Beynimizin hiçbir tepki almamasına karşın üretmesi ne kadar karmaşık ve hala gizemli bir yapıya sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bu halüsinasyonları geçmişimize dayanarak mı yaptığımız yoksa kendi kendine çeşitli durumlar mı ortaya çıkardığı ise merak konusu.Beyin kendiliğinden bir şeyler üretebilir mi? Ne yazık ki bunun cevabını istesek de öğrenemeyeceğiz çünkü dünya üzerinde hiç kimse buraya girmeden önce sıfır yaşantıya sahip olmuyor.
Mekanın insan üzerindeki etkisini gözler önüne seren bu örnek, insanın sadece bedeninden ibaret olmadığı aynı zamanda soyut bir anlam taşıdığını da kanıtlar niteliktedir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker