Gelecek

Bizler oradaydık, senle ben ve bir sürü genç. Şimdi derilerimize baktığımızda içine çekilmiş kuru bir deri görüyoruz. O zaman da şimdi gibi senle komşuyduk, iki güzel kız. Geceleri kulüpler arasında uçuşur dururduk. Kimse cüzdanına bakmazdı. Eğlenirdi. İçerdi. Ve sonra da bilmediği yerlerde uyanırdı. Sonra bir durgunluk geldi… Hastalık bizi içten yakan battaniye gibi sardı. Kelebeklerin kanatları kırıldı. Paramparça olmuş hayatlar, en basit olanı almaya giderken daha da dağılmışlardı. Kapanmıştık. Babalarımız işlerine gizlice gider gelirdi, paraya ihtiyacımız vardı. Annelerimiz dağılan tezgahlardan düşen yenmeyecek duruma yakın sebze meyve toparlamaya giderdi. Gene de kanatsız tutunuyorduk hayata. Ara sıra kapanmalarımız bittiği gibi yeniden başlıyordu. Döngüydü. Larvadan kelebeğe ve sonra da ölüme gibi bir döngü. 

Çayımızı içerken ne çok hatırlarız o zamanları, uzak ve karanlık zamanları. Yaşlı iki teyze. Kaplumbağa hızında gezeriz. Senle ben, ölüme kadar. Baban işten atılınca hiç yeni iş bulamamıştı, parasızlıktan közden ateşe dönüşürdü, sizi de yakardı. Babam ise içindekileri duygulardan ve dünyadan kaçmak için yasaklanmış olan alkolü kullanırdı. Hem de babanla. Baban kör olunca sakinleşmişti, ancak kanadı kopartılmış kelebek gibi ölmüştü. Annen evi geçindirmek için ikinci bir iş bulmuştu. Yaşamaya çalışıyordunuz ve başardınız. Babam, arkadaşının ölümünden sonra tamamen dünyaya kapanmıştı. Artık bizimle ilgilenmiyordu, kaybolmuş hayalet gibi gelir giderdi. Öylece devam etti hayat. Senle komşuyduk ve belki fazlası, birbirimize sığınırdık zor zamanlarda. Arkadaşlarım beni hiç anlamazlardı, hep bir kusur bulurlardı, beni kendilerini kanatları varmış gibi uçurtmak için kullanırlardı. Zor da olsa onları kendi bataklıklarında bıraktım, sana sığındım. Sen de bana.

Hala komşuyuz, aynı evin içinde yaşayan iki insan. Annelerimiz yakınlığımızı anlamasa da zor zamanları birlikte atlatabildiğimize seviniyorlardı. Zaman geçtikçe ve üniversitelerimiz kapanmalardan sonra açılınca devam etmeye çalıştık. Sadece biz değil bizim gibi kanatları paramparça olmuş gençler de. Hayat zordu. Kanatlarımızı iyileştiremesek de durumumuzu iyi tutmaya çalıştık. Herkes bizim gibi de şanslı değildi, bazılarımız hızlı metallerle hareketsiz kaldılar, bazılarımız boyunları sıkı saran ipliklerle uçtular. Ancak biz devam ettik, annelerimizin desteğiyle. Şimdi de bu zamanları hatırlar duruyoruz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram
Çizer - Çeviri Editörü | Website
Sosyal Medya - Grafiker
Çizer - Çeviri Editörü | Website
Sosyal Medya - Grafiker

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Çizer - Çeviri Editörü | Website
Sosyal Medya - Grafiker

Yazar

Grafiker