Gerçekten Arınmış Sanat

Gerçeküstücülük yani bir diğer ismiyle Sürrealizm akımı resim, heykel, fotoğraf, sinema ve edebiyat gibi sanatın birçok kolunda önemli etkiler bırakmış ve kalıcı olmuş bir sanat akımıdır. Sürrealist sanatçılar ‘gerçek’ kavramının boynumuza taktığı prangaları, delilikten doğan özgürlüğün kırabileceklerini düşünmüşlerdir. Aklımızın bizlere dayattığı normları, bilinçaltımızın potansiyeli için önemli bir engel olarak görmüşler ve aklı, sanattan, dolayısıyla hayattan soyutlamışlardır. Zira akımın temel amacı akıldan soyutlanan saf düşüncenin gerçek işleyişini ortaya çıkarmaktır.

  Sürrealizm akımının mihenk taşlarından olan Sigmund Freud’un rüyalar ve bilinç dışılık teorilerinden etkilenen Andre Breton, gerçeküstücülük için Gerçeküstücülük; ister söz ister yazı ister başka bir yolla olsun, düşüncenin gerçek işleyişini ortaya çıkarmak için başvurulan ve içinden geldiği gibi yazılan bir yöntemdir. Bu, aklın denetimi olmaksızın (rüyada olduğu gibi) her türlü estetik ve ahlak kaygısı dışında düşüncenin yazılışıdır.’’ İfadelerini kullanmıştır. Breton için sürrealizm akımı, kişiyi aklın ve ahlakın çizdiği sınırların dışına çıkararak kendi iç dünyasına yönlendirmekte ve sanat aracılığıyla onun kendini irdeleyip çözümlemesine olanak sağlamaktadır.

  Sürrealist sanatçılar mizah ve alaya önem göstermişler ve bu üsluplarını da eserlerine yansıtmışlardır. Bunu yapmaktaki amaçları ise bizi çepeçevre sarmış, hayatımızı,çevremizi ve inançlarımızı oluşturan tüm değerlerden izole edilmiş yepyeni bir dünya yaratmaktır. Bu ütopik dünyada insanları hayata dair hırslarından arındıracaklarına ve özgür kılacaklarına inanmışlarıdr. Hayalini kurdukları bu dünyaya en yakın yaşam ise çocukluk dönemimizdir. Her birimizin en hür dönemi olan bu döneme sürrealist sanatçılar büyük özlem duymuştur. 1920 de Sürrealizmin Manifestosu’nu yayımlayan şair ve yazar  Breton çocukluğa dair duyduğu özlemi şu sözlerle ifade etmiştir: “Yaşama ne kadar inanırsak inanalım, sonunda gerçek yaşam kendini ortaya kor ve inancımız da kaybolur. Yaşamdan payına düşen şöyle böyle sıradan bir ömürdür. Düş kırıklığı içinde insan avuntuyu mutlu çocukluk günlerinde bulur. Böylece birçok yaşamı birlikte sürdürme olanağı bulur. Bu hayal içinde tüm güçlükler ortadan kalkar. Öyle ya, çocuklar her sabah kaygıdan ve tasadan uzak evlerinden çıkarlar. Her şey hazırdır.”

  Sanat dünyasında önemli izler bırakan bu akım, Salvador Dali, Pablo Picasso, Susan Sontag, Boris Vian, Andrei Tarkovsky ve Frida Kahlo gibi modern çağın popüler eserlerini ortaya çıkaran sanatçıların kendilerini keşfetmelerindeki en önemli araç olmuştur. Her birimizin gerçeklik algısında silinmeyen izler bırakmayı başarmış ve varlığını sürdürmüştür.

KAYNAKÇA İNTERNET SİTESİ

https://www.history.com/topics/art-history/surrealism-history

https://www.britannica.com/art/Surrealism

KAYNAKÇA MAKALE

Biber Vangölü, Y. (2016). Geçmişten Günümüze Gerçeküstücülük / Surrealism: Past and Present . Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi , 20 (3) , 0-0 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/ataunisosbil/issue/26967/283431

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker