Hakan Günday – Azil

Hakan Günday, Türkiye standartlarının üzerinde, yeraltı edebiyatı adı altında ülkemizi en iyi temsil eden yazarlardan biridir. Onun kadar zihninin içindeki karanlığı, hiçliği, acıları, analizleri, daha güzel aktaran; aktardığı her cümlede insanı yerle bir eden bir yazara daha rastlayanınız oldu mu? Eğer şimdiye kadar okumadıysanız kaleme aldığı her kitapta toplum içinde görmek istemeyeceğimiz insanlara, dinlemek istemeyeceğimiz konulara değinmesi sizi şaşkınlığa uğratabilir ve büyük olasılıkla diğer eserlerini okumak için de bünyenizde büyük bir açlık hissedersiniz. Belki bu noktada, ilerleyen satırlarda işlenecek olan Azil sizin için de bir başlangıç kabul edilebilir. 

Azil’in ana karakteri Asil’dir. Kitap Asil’in hayatından, zihninin derinliklerinden oluşmaktadır. Asil’in kendisiyle olan savaşıdır 215 sayfa. Bu savaş bir mektupla başlar. Asil’in tüm acıları, delilikleri, dehası, soruları, kavgaları hem de her şeyi sadece bir mektup tetikler. Eserde sıkça Asil’in ve insanlığın sorguladığı şeylerin cevaplarını okursunuz. Bu sayfaları okumak okuyucuya büyük karışıklıklar yaşatabilir ama her karışıklık alınacak büyük zevkler saklar içinde. Hakan Günday’a göre Asil, deha ile delilik arasında seyreden bir hayattır. Asil’in dehası da deliliği de hepimizin içinde bulunan şeylerdir ama ahlaki olarak biz bunları gerilere iteriz, Asil ise itmez. O an olmak istediği insandır. Bazen bunun farkındadır bazense ne yaptığından bihaber. Hepimizin içinde Asil vardır ama Asil olmaktan kaçarız. Asil’i roman boyunca -her durumun içinde- okumak gerçekten sizleri çok şaşırtacak ve sayfaları büyük meraklarla çevireceksiniz. “Bir insan nasıl tüm bunları planlayabilir? Nasıl böyle bir durumun içinde kalabilir?” gibi sorular içinizi tırmalayacak. Kitap boyunca hiçlik duygusunu çokça okuyacaksınız. Hiç olmaya adım adım yaklaşarak… Yazar, kitapta pek çok psikolojik tahlile yer verir ve ilmek ilmek okuyucunun zihnine örülen bu tahliller sayesinde durumlar bir bütün olarak anlatılabilmektedir. 

Eğer şu an bu yazıyı okuyorsanız ve daha önce hiç Hakan Günday okumadıysanız işte tam da bu vakitte bu zinciri kırarak bir kitabını edinin. Eserleri genel konu bakımından ağırdır. Değindiği noktalar; ahlaki, dini, kültürel, sosyal, içsel, felsefe bakımından yeraltı yoğunluğundadır. Sizi yerden yere vurur. Bunları göze alarak okumalısınız tabii. Belki size hitap etmeyebilir ama yine de Hakan Günday’ın zihnine büyük saygı duymak da sizi tatmin edecektir. 

ALINTILAR

“İçkiyi terk ettim. Herhangi bir bağımlılığım kalmadı. Ne para ne alkol. Oysa kapitalizmin Türkçesi madde bağımlılığıdır. Ve her madde parayla satılır. Ama ben bıraktım. Kapitalizmi de, alkolizmi de.” (syf. 88)

“Dünya, Ben arayışına saygı duymuyor, hatta böylesi bir arayış içinde olanları cezalandırmak için çaba sarf ediyordu. Dünya düzeneği, Ben’ini arayanlara acı vermek üzere kurulmuştu. Bütün bunları anlaması için Asil’in dokuz yaşına gelmesi ve dizindeki ya da dirseğindeki yaraların kapanmasına tanıklık etmesi yeterli oldu.” (syf. 92)

“Ben’se, hiçlik içindeki insandır. İnsanın ait olduğu yer hiçliktir. Hayatın ve dünyanın ulaşamadığı yer olan hiçlik, insanın son evidir.” (syf. 97)

“Asil yaşayan adil ölmez.” (syf. 110)

“Asil Yaşayan bir delidir. Anımsamadığı için geçmişi, önemsemediği için geleceği yoktur.” (syf. 154)

“Vicdan kelimesi ve duygusu, sınıra yakın olmaktan kaynaklanan bir sahtelikti.” (syf. 151) 

KAYNAKÇA

Hakan Günday, Azil, Doğan Kitap, 37. Baskı, 2020 

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker