Harry Potter Evreni

Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Duyulan tek şey gürültüyle merdivenleri çıkan ayak sesleriydi. Çocuk yatağına uzanmış, elindeki kitabı korkuyla göğsüne bastırıyordu. Rengini annesinden aldığı yeşil gözleri geceyi aydınlatıyordu. Onu özel yapan şeylerden yalnız bir tanesiydi gözleri, bir de alnındaki yara izi. Hemen yumdu gözlerini, sakladı onu özel yapan tüm şeyleri. Şimdi ise duyduğu tek şey büyük bir kapı açılma gürültüsü ve eniştesinin huysuz homurtuları. Çok da zeki olmayan eniştesini sıradan bir uyuma numarasıyla kandırmak mümkündü. Ardından kapı kapandı ve yeşiller tekrar parlamaya başladı. Hemen kitabını tekrar açtı. Heyecanlıydı ama yorganın altında hiçbir kelime seçilemiyordu. Başucunda duran uzun ince asayı aldı ve fısıldayarak söylediği büyülü sözcük dudaklarından döküldü.

– Lumos!

Fantastik evrenler günümüz sinemasında sıkça rastladığımız bir başlıktır. Peki, nedir bu fantastik evren? Günümüz dünyasında var olmayan farklı bir gerçekliği konu alan ve içerisinde büyü barındıran evrenlere “Fantastik Evren” denir. Bir filmi veya film serisini bu kategoriye alabilmemiz için,  evrenler kendi dinamiklerine, kendi gerçekliğine ve fizik kurallarına sahip olması gerekir. Sinemaya ait bu evrenden bahsediyorsak şüphesiz akıllara ilk gelenlerden birisi Harry Potter‘dır. Kitapları ve ardından gelen filmleri ile dünyada büyük bir etki bırakmış, dönemin en çok konuşulan serilerinden birisidir. Filmlerde işlenen konuyla birlikte büyücülük evreninin içine çekiliriz. Çatlak Kazanda kaymak birası içmek, Sırlar Odasındaki bilmeceleri çözmek, Hogwarts kütüphanesindeki gizli kitaplar, Yasak Ormanda yaşanan paranormal olaylar… Tüm bunlar bize bambaşka bir gerçeklik hakkında izler fısıldar. Bu evrende büyülü birçok varlık ve yaratıklar, cadı ve büyücüler yer alır, tüm olaylar yaşanırken serilerde yer alan mekanlar da bu dünyanın büyük bir parçası haline gelir. 

Hadi! Harry Potter dünyasındaki hayali mekanları mimari bir biçimde inceleyelim; Hogwarts’ın mimarisi, Ortaçağ Gotik mimarisi olarak bilinmesine rağmen Norman Romanesk, Gotik ve Gotik Uyanış dahil olmak üzere çeşitli mimari anlayışların birleşmesiyle oluşmuştur. Yapının geneli gibi iç tasarımında da Gotik üslubun ön planda olduğunu görüyoruz. Tasarımın çoğunluğunun ilham kaynağı Büyük Britanya mimarisidir. Uzun ve geniş taş duvarlar, yer yer bulunan gösterişli oyma sütunlar, ortak salondaki yerleşim planı, mobilyalarda yer alan ahşap detaylar, mekanın genel kasvetli ve görkemli havası yaratmak istenilen atmosferi tam olarak karşılasa da; hareket eden devasa merdivenler, her binanın temsil ettiği renk kombinasyonları, iç cephede yer alan sayısız konuşan tablolar, gizemli odalar ve büyülü mekanlar Hogwarts’ın ikonu haline gelmiştir.

Seride hikayelerin mekanları olduğu gibi mekanların da hikayeleri vardır. Bunun en somut örneği Sırlar Odasıdır. 2. kitap ve filme ismini veren bu büyülü mekanda anlatılan hikayeler aslında mekanı anlatır. Asırlar önce kurucu Salazar Slytherin tarafından inşa edilmiş bu odanın yerini kimse bilmemektedir. İsminden de belli olacağı üzere birçok gizemli şeyi içinde barındırır. Serinin devamında yaşanan olaylar mekana net bir gönderme yapmaktadır. Serinin ana kurgusu dışında her film ve kitabın kendi içerisinde yan hikayeleri bulunmaktadır. Oldukça fazla konu, karakter, öykü, detay var ki, çoğu kitaptan uyarlanma filmler gibi Harry Potter‘da da bu durumun bazı olumsuzlukları yer almaktadır. Konu bütünlüğünün kaybolması, işlenmesi gereken olayları üstünkörü geçilmesi, evrene ait bazı mantıksal sıkıntılar, bahsettiğimiz sorunlu detaylardandır.

  Hepsini bir kenara bıraktığımızda ise Harry Potter tartışmasız büyük bir başarıya ulaşmıştır. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala kendinden bahsettirmekte, efsane konumunu hala korumaya devam etmiştir. Serinin en güçlü olumlu yanı ise bahsettiğimiz gibi; kendi içerisinde bambaşka bir evren, gerçeklik kurmuş olmasıdır.

 Böylelikle kitabın son sayfasını bitirip, kapağını kapattı seçilmiş çocuk. Yüzünde gülümsemesi ile bir kez daha kulağına fısıldadı Dumbledore’un söyledikleri:

“Tabii ki de senin kafanın içinde yaşanıyor Harry. Yine de bu gerçek olmadığını gösterir mi ki?” (Rowling, 2007)

Elindeki büyülü asayı bir kez daha salladı. Sevgiyle ve büyüyle kalın.

Nox…

Kaynakça:

Rowling, J.K., (2007). Harry Potter: Ve Ölüm Yadigarları. Yapı Kredi Yayınları, Çev: Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu, Syf:658

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker