İskoçlar

Kanlı ve mücadeleci bir geçmişe sahip fakat keyfine de bir o kadar düşkün; geleneklerine sıkı sıkıya bağlı ama sahip olduklarıyla da bir o kadar farklı bir halk. Britanya İmparatorluğu’nun kuzeyini temsil eden İskoçların geçmişlerine, geleneklerine ve tarzlarına şahit olduğunuzda bunun yanlış olmadığını siz de göreceksiniz.

Tarihlerine bakıldığında verdikleri mücadele özgürlükten çok servet ve toprak için de olsa kendileri atalarının önemli destanlar yazdıklarını düşünmektedirler. Sonuçta kan dökülmüş ve insanlar canlarını feda etmiş. Onlara göre bunun önemi oldukça fazladır. “Brave Heart” Cesur Yürek olarak adlandırdıkları William Wallace da onların onurlu, ulu atalarından biri; İngiltere’ye karşı mücadelelerinde önderlik etmiş bir şövalye bir simgedir aslında. Bu yüzden hem halk hem de kendi intikamı için verdiği mücadele sinemaya da konu olmuştur. Mel Gibson’nın yönettiği “Braveheart” William’ın kahramanlıklarına şahit olduğumuz aksiyon, biyografi filmidir.

Halkın ve ülkenin bir diğer tarihi simgesi Edinburgh Kalesidir. Burası uzun yıllar kraliyet ailesine ve devlet işlerine ev sahipliği yaparken savaş zamanında ise Savaş kalesi olarak kullanılmış.  Şu anda ise bütün bu kullanımlarından uzak, şaşalı mimarisiyle turistlerin es geçmediği bir mekan olmuştur.

Aslında tarihindense gelenekleriyle daha yakından tanıdığımız bir halktır. İskoçlar. Yani İskoç denince aklınızda ne beliriyor? Aksanları, ekose etekleri, tuluma benzer müzik aleti, soğuk iklimleri veya viskileri.
İskoçya’da iki resmi dil var: İskoçça ve İngilizce fakat İngilizce biliyorum diye gittiğiniz bu yerin insanlarını anlamamak oldukça doğal çünkü kendilerine has olan sert aksanları, sözcükleri ve deyimleriyle adeta başka bir dil konuşuyor gibiler. Yani onlar, İngilizlere ait dile tamamen ayak uydurmayı reddetmişler ve bu yüzden de dil onlarda başkalaşmış.
Dil gibi İskoçya’daki her ailenin kendine özel ekose kumaşları yani Tartanları da dönüşüme uğramaktadır. Bu kumaşlar atkı, battaniye gibi şeylere dönüşse de çoğunlukla erkeklerin özel günlerde giydikleri peştemali andıran Kilt isimli kıyafette görünürler. Kiltlerin dünyaca ünlü kıyafet olma sebebi de erkeklerin kıyafet kalıplarından farklı ve aykırı olmasıdır.
Bunun yanı sıra halkın Gayda denen müzik aletleri de çok meşhurdur. Başta İngiliz ordusunda askeri amaçla kullanılan bu alet, İskoçlar tarafından benimsenmiş ve günümüzde festivallerde, eğlencelerde bandoda yerini almıştır.
İklimlerinin her zaman sert geçişinden mi yoksa tamamen keyiflerinden mi bilinmez ama hem festivallerinde hem de yaşamlarının her anında viski bulunan İskoçlar bu içkiye yaşam suyu diyerek ne kadar düşkün olduklarını; ülkenin her köşesine damıtımhane kurarak da ne kadar vazgeçemediklerini kanıtlamaktadırlar.

Özgünlük konusunda asla zorlanmayan İskoçlar hem yaşadıkları yeri hem de etkilendiklerini öyle bir kendilerinde tamamlamışlar ki hepsi kendilerine özgü kültür ögesi olup çıkmış. Sanırım bir milletin kendine ve geçmişine yapabileceği en saygı duyulacak şeylerden biri budur.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram
Sosyal Medya - Yazar
Sosyal Medya - Grafiker
Sosyal Medya - Yazar
Sosyal Medya - Grafiker

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Sosyal Medya - Yazar
Sosyal Medya - Grafiker

Yazar

Grafiker