Kayboldum

Başımı kaldırdığımda o yoktu. Ben vardım, ben vardım, ben vardım. Kızım vardı yerde, alevler vardı, karım yoktu, ben vardım her yerde. Huzurluydum, gitmişti tüm sorunlarım. Kızım, karım, o. Bana dedikleri kulağımda çınlıyordu bir bir şimdi. Yaşarsam şanssızım. Ve yaşayacaktım. Alevler sarıp sarmalasa da evimi, bilincim kapansa da sıcaktan yaşayacaktım inadına. Birkaç siren sesiyle irkildim ve kendimi bıraktım ateşin kollarına. 

Sabah uyandığımda yoktu gene yerinde, aklım mı karakterim mi bilmiyorum fakat her gün böyle artık. Buna kendimi zorladım mı doğduğumda mı böyleydi kimliğim canımda? Benden başka kimse cevap veremezdi bu soruya ve benim elimde de sorudan daha fazla bir şey yoktu aslında. Her geçen gün büyüyen bir telaş görevlerle beraber ve her geçen gün büyüyen bir aşk kendime ama çok yakıcı. İstediğim buydu: Yanmak. Ve başkalarının yakmasındansa kendim yakmak. Bu derece bir kontrolle ilerletmek hayatımı. 99 senesi hep kafamda ve o gaddar gri polis akademisi duvarları… Ben bir birey olarak doğdum, işimi yapabilen bir birey, kendimi bilen bir birey, kendime bakan bir birey ve en önemlisi bir olan birey. Çok olmayı reddeden bir düzende çoktum ve daha da çoğalıyordum fıtratımda kendimce. Sonu olmayan bir eziyet şöleniydi eğitim yıllarım. Başarı benden önce gelir. Başarı beni ben yapar. Başarıya ulaşmak için kendimi ezerim ve başarı benim adımı koyar. Hepsi yalan. Kendime söylediğim UFAK yalanlar. Bir olay var ve suçlusu da benim, mağduru da benim ama oynamak daha kolay kırılanı. Başarı etimizden ibaretmiş o kırık ranzaların üzerinde. Bizim üzerimizde, üstlerimizde, etlerimizde, dişiliğimizde, dişlerimizde her gece sıktığımız. Tırnaklarımda kazıdığım günlerin artıkları ve ben o ‘dişi’n içinde değilim baktığımda. Kimliğim iş, karakterim iş, fıtratım iş. Ve bir iş daha ki gecenin karanlığında aydınlığa kavuşmuş iki kadın. Kavuşmak için onlara elimi uzatan ben, mahlukat geride kalan ki yoğrulacak acıyla. 

İfade şöyledir: O geldi ki duvarlar yandı, o geldi ve onları aldı. 

Başından beri o sendin demek geldi içimden fakat yuttum bu deliliği harlandırmamak için. İçimi harlandırdım sinirle. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker