La Sagrada Familia

Tutku sonsuz bir kaynaktır, hayallerimizin peşinden koşacak gerekli gücü veren. Güce sahip olmaktan daha önemlisi gücü kontrol edebilmek derler, oysa bazı şeyler kontrol edilemedikleri için öylesine güzeldir. Sagrada Familia, Gaudi için mimarlıktan çok daha ötesi, bir yaşam biçimi adeta. Yaşam biçimi evet, nasıl mı? Sagrada Familia inşaatına başlandıktan sonra geri kalan tüm projelerini bırakıp, stüdyosunu inşaat sahasına taşıdı, tek ilgilendiği şey bu projeydi. Bu çok büyük bir kendini adayıştı ama hem yaşam hem ölüm hikayesi olacağını Gaudi de bilemezdi.
Gaudi başarılı bir mimardı ama onu tutkunun zirvelerine ulaştıran sadece bu yapıydı. Sagrada Familia; adanmış bir hayatın umuduydu.

Yapının İsa’ya adanmış cephesinin bitmesiyle, Gaudi yapıya şehir silüetinde bakmak için doğru perspektifi arıyordu. Sagrada Familia’nın ihtişamına üzerine gelen tramvayı göremeyecek kadar kapılmıştı. Bir yapının varoluşu mimarının yok oluşuna sebep oldu, Gaudi tramvay altında ezilerek hayata veda etti.

Gaudi, Sagrada Familia’yı bitiremedi ancak belki de bu kilisenin yaşamı bitmemesinde saklıydı. Bitmeyen kilise, dünyanın en çok turist çeken şantiye sahası unvanına sahip. Şu anda yapım teknikleri çözümlenmeye çalışıyor ; 2026 yılında, Gaudi’nin 100.ölüm yıldönümü, tamamlanması planlanıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram