Meksikalılar

Meksikalılarla ilgili birçok şey duymuş, belki de şahit olmuşsunuzdur. Mesela festivallerine, yemeklerine hatta etnik kökenleri hakkında bile birkaç bilgiye sahip olabilirsiniz. Peki bu kadar karmaşık bilgi yığınının içinde Meksikalılar hakkında ortak bir düşünceniz oldu mu? Genel olarak renkli olduklarını ve farklı bir enerjileri olduklarını fark etmişsinizdir. Hatta belki bu renkliliği, enerjilerini abartı bulmuş da olabilirsiniz fakat sonunda emin olacaksınız ki, aksisi bir Meksikalının kültürüne de yakışmazdı.

İnsanların yarısından fazlası melez, diğer kesimleri de İspanyol ve yerli halktır. Yerli halkın kökeni Amerika’nın keşfinden önce burada yaşayan, genelde Aztek, Maya gibi Mezo-Amerikan uygarlıklardan gelmektedir. İspanyolların buraya gelişi ise keşiften sonra olmuştur. Sonuç olarak, topraklarında öylece yaşamaya gelen yabancıları sıcak karşılamayan yerel halk mücadele etmiş fakat başarısız olmuş ve günümüzde azınlık olarak yaşamaya devam etmektedirler. Ne kadar istenmeyen, savaş sonucu bir birleşme de olsa bir arada yaşayan milletler etkileşime geçmiş böylece kültürleri de ortaklaşmış ve günümüzde artık hepsi zengin kültür sahibi Meksika’nın birer parçası olmuştur. 

Geleneklerine tutkuyla bağlı olduklarından festivaller de bu tutkudan nasibini alır ve Meksikalılar her yıl aynı coşkuyla “Fiesta” kutlamaya özen gösterir. Bu yüzden önemli ve onlara özgü bulunan iki festivale değinerek gelin bu heyecanlarına ortak olalım: Ölüler Günü ve La Mosa.

Ölüler Günü adını verdikleri festival ölüleri anmak için kutlanır. İskelet gibi giyinilir, süslü sepetler hazırlanır ve bu sepetler mezarlara konur. Bunları yapmalarının en önemli sebebi ise o gün ölülerin yaşamın olduğu tarafa geçtiklerine inanmalarıdır. Böylece sevdikleri şeyleri sepete koyarlar ki onları memnun edebilsinler. Anmanın ve kutlamanın tezat olmadığı bu festivalin mantığını anlamak için onlar gibi ölülerin ancak unutulduklarında öldüklerine inanmak gerekir.

La Mosa, bir savaş canlandırmasının yapıldığı festivaldir. 2000’e yakın insan, Ortaçağ askerleri gibi giyinip silahlanarak birbirleriyle savaşırlar. Bir taraf Hıristiyanları diğer taraf ise Moroları temsil eder. Aslında amaç tamamen doğru canlandırmadan çok ritüel bir yüzleşmedir. Bu ritüelde sembolik olarak karanlık ve aydınlık güçler arasında mücadeleyi canlandırırlar. Bununla birlikte bazı dini ayinler, yürüyüşler, danslar, şarkılar, yemekler de festivalin birer parçasıdır.

Festivallerinin biri savaş biri ölüm temalı. Aslında iki kavram da akla geldiği an huzursuzluk yaratan, düşüncesinden uzak durulan kelimeler olsa da Meksikalılar bunu alt ederek eğlencenin topluluğu olmuşlardır. Böylelikle ölüm de savaş da onların elinde festivale dönüşmüştür.

Meksika mutfağı renk cümbüşü görüntüsüyle gözü, bol malzeme ve çeşitli baharat kullanılmasıyla da karnı doyurmaktadır. Yemekler genellikle et ve sebzelerin birleşmesiyle yapılmakta ve soslar da yemeklerin yanında olmazsa olmazlardandır. Kökeni Azteklere dayanan ve adını Meksika’nın kasabasından alan yerel içki ise tekiladır. Tahmin edildiği üzere Fiesta’ların vazgeçilmezi de bu içkidir.

Hayatları, yemekleri, eğlenceleri renkten ibaret olan Meksikalılar sizce ruhlarının renkliliğinden mi bu kadar kültüre sahipler yoksa kültür ve geleneklerinden dolayı mı bu kadar renkliler?

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker