Narcissus

Antik Yunan’dan günümüze kadar dilden dile dolaşan hikayelerden birkaçını duymuşuzdur. İnsana özgü olup hayal gücünün ürünleri olarak ortaya çıkan efsaneler, içlerinde barındırdıkları sembolik anlamların yanında evrensel mesajları ve toplumsal çıkarımlarıyla da birçok sanatçıya ilham olmuştur. İnsanın doğası gereği sahip olduğu toplumsal ilişkileri ve bireysel karmaşıklıkları ortaya koyan mitlerden birisi de Narcissus’tur.

Narcissus dünyaya gözlerini açtığı anda, gözleri görmeyen bir kahin Narcissus’un kendisini görmediği takdirde yaşamını sürdürebileceğini söyler. Nasıl gözüktüğünü bilmeden yıllar geçiren Narcissus, keçi sürüsünü otlatmaya çıkardığı bir günde bir su birikintisinin kenarına susuzluğunu gidermek için eğilir. Sağ elini toprağa dayayıp suya tüm vücuduyla ulaşmaya çalıştığı bir anda suyun yansımasında kendini görür. Kendisi dışındaki dünya adeta yok olmuş; dokunduğu, gördüğü ya da düşündüğü tek şey sadece kendisinin yansıması olmuştur.

Psikoloji bilimindeki “Narsisizm’’ kavramı, Narcissus’un kendisine olan hayranlığından temel almıştır. “Narsisizm, toplumdaki bazı bireylerin yükseltilmiş özgüven ile kendilerini sürekli diğer insanlardan üstün görmesiyle ortaya çıkan bir kişilik bozukluğudur.” (Memorial, 2021) Delikanlı Narcissus’a Narsistik kişilik bozukluğu tanısı koymak çok doğru olmasa gerek. Sonuç olarak Narcissus kendisini daha önce hiç görmediğinden gördüğü şeyin kendisi olduğunu bilebilir mi? Narcissus kendisine hayran olmamış, yansıması olduğunu bilmediği sudaki görüntüye aşık olmuştur. “Dünyayı her an sen yaratıyorsun!” diye sözlerini sürdürdü. “Narcissus ‘un kendi yansımasını gördüğü su birikintisi dış dünyadır. Onun gerçek olduğuna inanmak, onu ne pahasına olursa olsun benimsemek, kişinin kendi gölgesine bağımlı olması anlamına gelir. Böylece kendi ellerinle yarattığın şey seni nefessiz bıraktığı sürece, sen yaratanken yaratılan, düşleyenken düşlenen ve efendiyken köle haline geleceksin.”  (D’Anna, s. 114)

Görsel sanatlar alanında en çok betimlenen mitlerden birisi olan Narcissus, İtalyan ressam Caravaggio tarafından yağlı boya tekniğiyle tekrar yorumlanmıştır. Caravaggio doğayı tüm detaylarıyla inceler ve eserlerinde gerçeği; içtenlik, uyum ve güzellikle resmeder. Barok dönemin özelliklerini taşıyan tabloda bu gerçeklikle canlandırılan bir figür ön plandadır. Figürün sol dizi ağırlığını taşır vaziyetteyken sağ eli de yansımasını gördüğü su birikintisine uzanmaktadır. Su birikintisindeki yansıma incelendiğinde sadece ana hatların işlendiği koyu bir siluet olduğu anlaşılır. Bu sebeptendir ki resim oldukça soyut bir şekilde yapılmıştır. Suyun sınırı, Narcissus’u gerçek hayattan kopardığı gibi tabloyu da iki parçaya ayırmıştır. Caravaggio’nun resmettiği Suya Bakan Narcissus tablosunda Narcissus, Antik kaynaklı mitteki gibi kendi yansımasının güzelliğine hayran kalarak uzun bir süre etkisinde kalır. Günlerce yansımasından gözlerini alamadığından yorgunluğun etkisiyle suya düşer ve oracıkta can verir. Öldükten sonra da vücudu adını çokça duyduğumuz mitolojik bitkiler arasında yer alan nergis çiçeğine (Narcisseae) dönüşür.

KAYNAKÇA: 

“Narsistik Kişilik Bozukluğu Nedir?”,  2021,       https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/narsistik-kisilik-bozuklugu-nedir

Stefano E. D’Anna, Tanrılar Okulu, Sinedie Yayınları

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram
Yazar - Grafiker - PR
Yazar - Grafiker - PR

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar - Grafiker - PR

Yazar

Grafiker