Pekin

Pekin ya da Beijing, Çin’in başkenti ve Şanghay’ dan sonra ülkenin ikinci büyük metropol alanıdır. Aynı zamanda 25 milyona yaklaşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık üçüncü şehridir. Pekin kelimesi doğu dillerinde ‘‘kuzey başkenti‘’ anlamına gelmektedir. Şehir, yüzyıllar boyunca tarihin en eski devletlerinden biri olan Çin’e başkentlik yapmış ve bu sayede dünyanın en eski başkentleri arasında sayılmaktadır. Ülkenin siyasi başkenti olan şehir aynı zamanda kültür, eğitim ve turizmin başkentidir. Bu konumdaki bir kentte, hayata dair birçok meseleyi kent üzerinden okumak mümkündür.

Zihinde bütün olarak canlandırılması kolay bir şehirdir. Pekin denince eski bir imparatorluk başkentinden bahsediyoruz arkasından 20. Yüzyılın başlarında arka arkaya devrimler yaşamıştır. Cumhuriyet Devrimi, komünizmin gelmesi, 1949’da Halk Cumhuriyeti’nin kurulması, hızlı bir şekilde sosyalist- komünist kampanyalarının olduğu büyük sıçrama, kültür devrimi, reform, dışa açılma derken tüm bu değişimlerle Pekin şehrinin fiziksel yapısı ciddi olarak etkilenmiştir. Fakat imparatorluk, merkezi olmanın etkilerini zaman içindeki bu kimliğinden verdiği büyük tavizlere rağmen ciddi bir şekilde görülmüştür.

1950’lerde sosyalist bir ülkenin başkentini inşa etmenin motivasyonuyla eski Pekin’in imparatorluk döneminden kalan görünümüne biraz zarar verilmiştir. Mao ve ekibinin başkent tasavvurunun “Tiannanmen kapısından şehre bakınca fabrika bacalarından oluşan bir orman” olduğunu duyan ve o dönem Pekin kent planlama komisyonundaki modern Çin mimarlığının babası Mimar  Liang Sicheng şaşkına döner bu söylem karşısında. Çünkü onun kafasındaki Pekin, tarihi bir imparatorluk merkezi ve Roma gibi korunması gereken bir şehirdir. Mao ve ekibine Pekin’in biraz daha batısında bir yere yerleşmelerini öneriyor. Tarihi kentin kalbine girilirse burayı koruyamayacaklarını söylüyor fakat Moskova’dan gelen Sovyet danışmanların etkisiyle onun önerilerine çok kulak verilmiyor. Özellikle Tiannanmen Meydanı’nda, Yasak şehir çevresinde tıpkı Moskova’daki büyük meydanların, caddelerin olduğu sosyalist başkent tasarımına gidiliyor. O sırada Pekin tarihi sur kapılarından bazılarını ve surlarını kaybediyor. Kaybedilen kapıların isimleri metro duraklarına verilerek o kimliğe geri dönme adına çabalar verilmektedir. Aslında bu surlar Chion’daki surlar gibi şehre entegre edilip bisiklet turlarıyla deneyimlenebilirdi.

Satranç tahtası gibi olan şehir ızgara grid sistemiyle tasarlanmış dümdüz, yokuşsuz bir şehirdir. Izgara şehir yapısı bütüncül bir kent oluşturmaktadır. Fakat şehir köprüleri, peyzajıyla tektip,aşırı stabildir. Her şeyin belli olduğu hiçbir çıkmaz sokağın olmadığı yapısı insanı yormaktadır.çünkü çevredeki belirsizlik,labirentler ve sürprizlerde şehirde bir değere sahiptir.kaybolmayı özlersiniz.

. Kent imgesinin merkezine konulacak ikonik yapı Yasak Şehirdir. Çin’in tarihi imparatorluk müzesi, Moğollar zamanında temelleri atılmıştır. Bugünkü görünümüne Nil hanedanı zamanında ulaşmıltır.1421’de inşası tamamlamış ve Çinin başkenti olarak hizmete açılmıştır. Buranın başkent ilan edilmesi ile tapınaklarıyla, has bahçeleriyle, ticaret alanlarıyla bütün bir şehri baştan inşa edildi. Bu şehir Çinin sinir sistemi ve kozmik merkezidir. Bugünün modern kent imgesinde çok güçlü bir yer tutar. Fark etmeden size bir yön duygusu aşılar. Bu duyguyla da kenti okumaya başlarsınız. Her yeri Yasak Şehir merkezinde kuzey güney doğrultulu tariflersiniz. En temel referans noktasıdır. Modern şehirde metro harita sisteminde en ortada ikon olarak yerleştirilmiştir.. Başıboş yürüyüşlerin sonu daima Yasak Şehir’e ulaşmaktadır.

Yasak şehrin etrafına enginar yaprakları gibi şehri katmanlarına ayıran çevre yolları vardır. Her katman arasında farklı bir düzenleme vardır. Şehrin tarihsel kalbi 2. katmandadır. Saray, eski sivil konutlar, yani şehrin tarihi omurgasıdır. Belirgin sınırlar kent kimliğini görünür kılar.

Sonuç olarak; sınırlarıyla, bölgeleriyle görünür bir şehir oluşturulmuştur. Kent kimliği görünür kılınmazsa insanların kendisini aynı kamusal alanın parçası hissettikleri ve ona göre davrandıkları, birbirlerine karşı sorumluluk hissettikleri fiziksel mekanlar oluşamaz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker