Petronas Kuleleri

Malezya’nın Kuala Lumpur kentinde yer alan Petronas Kuleleri tasarımıyla ve devasa yüksekliğiyle ülkenin gurur kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Kuleler 1993-1999 yılları arasında dünyanın en yüksek gökdelenleri olması amacıyla inşa edilmiştir. Günümüzde hala dünyanın en yüksek 10 kulesinden olan Petronas Kuleleri sadece Kuala Lumpur için değil bütün Malezya için imgesel bir yapı olma özelliği taşımaktadır.

Ancak bu kulelerin öyküsü bildiğimiz gökdelenlerin öyküsüne pek de benzememektedir. Çünkü bu yapılar günümüz modern gökdelenleri gibi çelikten değil güçlendirilmiş betonarmeden inşa edilmişlerdir. Bu özelliğiyle dünyanın en yüksek betonarme yapılarıdır. Hikayelerini ilginç kılan bir diğer özellik ise yaklaşık 120 metre yükseklikte bulunan ve kuleleri birbirlerine bağlayan köprüdür. Bu köprü yapıların birbirlerine yangın kaçışı olabilmesi amacıyla tasarlanmıştır. Köprü iki kuleden de ayrı bir şekilde hareket etmektedir. Bunun amacı hem deprem anında hem de bu tarz yüksek yapıların rüzgar nedeniyle hareket etmesi sonucu köprünün kulelere zarar vermesini önlemektir. Bu tarz yapıların en büyük dezavantajlarından birisi de yüksek olması sebebiyle insanlara ulaşım problemi yaratmasıdır. Bu problem ikiz kulelerde çift katlı asansör sisteminin geliştirilmesiyle çözülmüştür. Tek sayılı katlara gidecek insanların tek sayılı katlardan çift kata gideceklerin ise çift sayılı katlardan binmesi üzerine kurulan bir sistemdir.

Strüktürel tasarımının dışında yapı mimari anlamda da oldukça mükemmel tasarlanmış ve islam dinini simgeleyen özelliklerle donatılmıştır. En basit çerçevede planı islam sembolizminde düzen ve uyumu temsil eden iç içe geçmiş iki kareden oluşmaktadır. Yapı sadece İslami değil Budist tapınaklarındaki çizgileri de yansıtmaktadır. Bu sayede Malezya’nın sahip olduğu kültürlerin tamamını sahiplenerek bütünsel bir kompozisyon oluşturmaktadır. 

Cephe tasarımında kullanılan cam ve metal mimarisi sayesinde gündüz güneşi gece de ışığı yansıtmaktadır. Malezya halkı bu özelliğinden dolayı Petronas Kuleleri’ne ‘’Malezya’nın hem gündüz hem gece yaşayan ruhu’’ adını vermiştir. Yine yapılar arasında bulunan bağlantı köprüsü yerli halk arasında fiziki ve ruhani dünya arasında bulunan bir köprü olarak nitelendirilmektedir. Yapının mimarı Cesar Pelli ise bu köprüyü Malezya’nın dünyaya açılan kapısı olarak nitelendirmiş ve tasarlamıştır. 

Kuleler ismini ülkenin petrol şirketi Petronas’tan almaktadır. İçerisinde alışveriş merkezleri, doğal bilimler müzesi, bir senfoni orkestrası, bir sanat galerisi ve birçok büro için alan sağlamaktadır. İkiz Kuleler Amerika’da 11 Eylül 2001 yılında yıkılan Dünya Ticaret Merkezi’ne benzetilseler de tasarımları ve yansıttığı kültürler itibariyle kişide Dünya Ticaret Merkezin’den çok daha farklı duygular uyandırmaktadırlar.

İkiz kuleler, Taipei 101’in yapılışına kadar dönemin en uzun binası olma başarısı göstermiş ve Malezya’nın bütün dünya tarafından tanınmasını sağlamışlardır; günümüzde de hala çok önemini korumaktadır. Öyle ki mimarinin yansıtma ve tanıtma yüzü ustalıkla kullanılmış ve ortaya bütün dünyanın tanıdığı bu ikiz kuleler çıkmıştır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker