Son Akşam Yemeği

Havanın kararmasıyla birlikte, Yahudilerin mayasız ekmek yediği hamursuz bayramının birinci gününde, havariler toplanacakları sofranın nerede kurulacağının kendilerine duyurulmasını merakla bekliyorlardı. Kendilerini davalarına adayan dostlarını yemek yiyecekleri eve yönlendiren İsa, içlerinden birinin ihanetine uğrayacağını biliyordu.

 “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek” (Matta 26:20)

Kendilerinden şüpheye düşen havariler, “Ya Rab, beni demek istemedin ya?” (Matta 26:22) diyerek karşılıklı sorular sormaya ve birbirleriyle işaretleşmeye başlarlar. Dostlardan bazıları İsa’ya olan bağlılığını ve sevgisini kanıtlamak arzusuyla İsa’nın kimi kastettiğini bulmaya çalışırken bazıları da sessizce İsa’nın açıklama yapmasını beklemektedir.

İsa, “Bana ihanet edecek olan” dedi, “Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır. İnsanoğlu, kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğluna ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu.” (Matta 26:23-24)

İsa’nın varisi olan Aziz Petrus, sanki bir şeylerin farkına varmış gibi aceleyle İsa’nın sağında oturan Yahya’ya doğru yönelir. Yahya’nın kulağına bir şeyler fısıldarken ister istemez yanındaki Yahuda’yı masanın üstüne doğru iter. O gece Yahuda’da bir farklılık vardır: Yahuda diğer havarilerle konuşmuyor, el kol hareketleri yapmıyor, sadece o kendini açıklamaya çalışmıyordur.

İşte o zaman Yahuda “Rabbî, yoksa beni mi demek istedin?” dediğinde İsa, ‘‘Söylediğin gibidir.’’ karşılığını verdi. (Matta 26:25)

Batı sanatındaki bu tasvirle genellikle İsa ve havarileri, bir masanın etrafında tartışırlarken resmedilmiştir. İhanet eden havari Yahuda, diğer havarilerden uzakta ya da masadan ayrılmak üzereymiş gibi betimlenmektedir. Bu sahnenin en önemli yeri, İsa’nın havarilerine ekmek ve şarap verdiği kısımdır. İsa burada ayağa kalkar ve dua etmeye başlar. Daha sonra ekmeği eline alır ve böldükten sonra Havarilerine verirken şöyle der:

‘‘Alın, yiyin. Bu benim bedenimdir.’’ (Matta 26:26)

Daha sonra  bir kâse alıp şükreder ve bunu öğrencilerine vererek:

“Hepiniz bundan için” der.  “Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.’’(Matta 26:27)

Bu hikayeyi anlatan sahne, erken Hristiyan sanatı dönemlerden beri tasvir edilmektedir. Ancak ilk defa Leonardo’nun Son Akşam Yemeği isimli eserinde erken dönemdeki örneklerinden farklı olarak kompozisyonun sorunları çözülmeye başlanmıştır. Aktarılan sahne adeta tuvalde hayat bulmuş, canlanmıştır.

Kompozisyonda İsa, tam merkeze konumlandırılırken havariler onun sağına ve soluna üçerli gruplar halinde dağıtılmıştır. Merkezdeki İsa’nın bulunduğu konumdan çıkan hayali çizgiler takip edildiğinde izleyiciyi dramatik sahnenin içine çeken tek noktalı perspektif tekniği kullanıldığı fark edilir. Erken dönemde tasvir edilen örneklerde İsa ve havarilerinin yemek yemeleri resmedilirken Leonardo’nun resminde bir olay ve his vardır. İsa kollarını iki yana açmış, kuşkulu ya da kızgın bir ifadeyle bakarken sessizce yerinde oturmaktadır.

Leonardo Da Vinci, bu çalışmayı İtalya’nın Milano kentindeki Santa Maria Della Grazie Manastırı’nın yemek salonuna yapması için sipariş almıştır. Tempera boyama teknikleri ile duvara resmetmiş olsa da eser fresk değildir. Fresk, yeni sıvanmış olan ıslak bir duvar yüzeyine kireç suyunda eritilmiş madeni boyalarla yapılan resimdir. Rivayetlere göre; kimi zaman kurduğu iskeleye çıkan Leonardo, kollarını kavuşturup tek bir fırça darbesi vurmadan daha önceki yaptığı kısımları incelermiş. Hal böyle olunca çalışma koşullarına uygun olabilecek tempera boyama tekniğini geliştirmiştir. Ancak Leonardo’nun taş üzerinde tempera ile yaptığı deney başarısız olmuştur. Daha 16. yüzyılda boya soyulmaya ve çürümeye başlamış ve 50 yıl sonra Son Akşam Yemeği‘nin eski ihtişamından eser kalmamıştır. Son Akşam Yemeği zamanın akışkan olan kuvvetine yenilmiş olsa bile, insan dehâsının mucizelerinden biri olarak anılmaya devam edecek bir eserdir.

Kaynakça:

Matta (2009), İncil, Yeni Çeviri, https://incil.info/kitap/mat/26

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram
Yazar - Grafiker - PR
Yazar - Grafiker - PR

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar - Grafiker - PR

Yazar

Grafiker