Soyut Sanat

‘‘Sanat için sanat’’ ifadesini 20. yy ile bütünleştiren bu soyutlamada, her akım soyutlamayı benimsemiştir; dış somutlama yerine sanatın saltlığı ve özbenliği ortaya çıkmıştır. 

Fovizmden kübizme, fütürizmden konstrüktivizme kadar olan akımların genel hatlarını soyutlama oluştururken kübizm soru işaretleri bırakmaya devam etmiştir. Kübizm ulaşamadığı yerde var olacak mıdır? Sanatın geometrik ve tarafsız yüzünde klasikçi olarak Cezanne ve Malevich yer alırken yüzünün arka tarafını romantik bir işleyişle Gauguin ve Kandinsky oluşturmaktadır. Soyut bir resmin asıl portresini oluşturan Wassily Kandinsky, resimsel vurgunun basamaklarını oluşturan ilk sanatçı olmuştur.

“Ben geleceğe yol göstermek istemiyorum.

Bugüne kadar nesnel ve bilimsel açıdan ele aldığım ama daha pek çok eksiği bulunan kurumsal yapıtlarımdan ayrı olarak en azından birkaç izleyici tarafından doğru biçimde deneyimlenebilen iyi, gerekli, yaşayan resimler yapabilmek istiyorum.

Geçmişin başyapıtlarındaki armoninin herhangi bir özelliğini yıkmak, değiştirmek, ya da onları yarıştırmak istemiyorum.” 

Wassily Kandinsky sanatta ve yaşantısında duygunun doğrudan ifadesini yaşatmayı başarmıştır. Non-objektif ifadesini her adımında yaşatan Wassily dışında, Kazimir Malevich de soyutun bir başka kovalayıcısıdır.

Artık çölden başka bir şey yoktur, 

Görünene benzemek yoktur,

İdealize edilmiş imgelere yer yoktur,

Süprematizm yaratıcısı olan Malevich, duygu yansımasını ve duygunun  somutlaştırılmasını kesiştirmiştir. Bilinci ve aklı reddeder. Sanatı süprematizme yorar. İmgelerle savaşır.

Kare bir duygudur,

Beyaz zemin ise duygunun ötesindeki boşluktur,

İmgeler ise aslını yansıtır,

Bir su şişesi suyun imgesi midir?

Süprematizm duygunun üstünlüğünü zirveye taşımış, gerçekliği ve realistliği, değişen kültürden sıyırarak non-objektif tek duygu sanatı olmayı başarmıştır.

Bir başka deyişle:

Yaşamın simgeleri şu ana kadar iki kapıda sonuca varmıştır. Bunlardan birisi madde diğeri ise dindir fakat yaşamın, bir de sanatçılar tarafından düşünülmesi de gerekli değil miydi? İkinci bir sınıf veya bir güç olarak yaşamda yer edinen sanatçılar, aslında gerçek yaşamın maskesiz oyuncularıydı. Süprematizm ise bu maskeyi ve objeliği sorgulayan yaratıcı bir sanattır. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram
Denetim Yöneticisi - Yazar
Web Koordinatörü
Denetim Yöneticisi - Yazar
Web Koordinatörü

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Denetim Yöneticisi - Yazar
Web Koordinatörü

Yazar

Grafiker