The Wounded Deer

Frida Kahlo, okul yıllarında geçirdiği otobüs kazasında ciddi hasar alır ve hayatı boyunca fiziksel bir acıya mahkum olur. New York’ta geçirdiği omurga operasyonundan sonra acılarının dineceğini ümit eder ancak ameliyat beklediği gibi geçmez. ‘’Yaralı Geyik’’ tablosu Kahlo’nun hayal kırıklığını temsil eder ve Meksika’ya döndükten sonra hem fiziksel hem duygusal acılarla boğuşur. Kahlo tabloda karamsar atmosferi […]

Café Terrace at Night

“Yıldızlı bir akşamda o kafenin dışarıdan görünüşü, en az yıldızlar kadar parlak. Tabloya karanlıkta gördüğüm renklerle resmedeceğim. Kafenin sarısı benim gördüğüm sarı olmayabilir, hatta yerdeki taşların rengi başka bile olabilir…” diye özetlemiş Van Gogh. Benim gördüğüm sarı, yeşil tente olabilir ve hatta gördüğüm yeşil, sarı ağaç olabilir. Belki de tüm renkler farklı olabilir. Kim bilir?’’

Salomé

‘’Naif,parıltılı tülleri sarmalayarak dans eden bu güzel prensesin biraz sonra Vaftizci Yuhanna’nın kellesini bir tepside isteyeceğini düşünebilir miydiniz? Kral Herodes’in kendi kardeşinin karısıyla evlenmesi sonucu Yuhanna Herodes’i kınar ve zindana atılır. Herodes’in kızı Prenses Salome ise verilen şölen esnasında dansının çok beğenilmesi üzerine kralın “Dile benden ne dilersen” sözüne cevap olarak Yuhanna’nın başının kesilerek tepside […]

The Lament of Icarus

“İkarus’a Ağıt” (The Lament of Icarus) Henry James Draper’in eski Yunan mitolojik konularına odaklandığı, 1890’ların Geç Victoria Devri etkisinde yapılan bir eserdir.  Bu yapıtta İkarus’un trajik ve insanlığa ders niteliğindeki sonu tasvir edilmektedir. Ancak bu resimde; balmumunun eridiği ve çıplak kollarını çırparak düştüğü efsanesinin tersine İkarus’un kanatları tamamen sağlamdır. Detaylı, ince işçilikli ve yumuşak geçişli […]