Şamanın Ruhu

Şamanın Ruhu kitabı, yazar Ayasya’dan okuduğum ilk kitaptır. 251 sayfalık, din felsefesi, sosyoloji, antropoloji ve mitoloji türlerini barındıran bir kitaptır. Eğer bu konulardan herhangi birine ilginiz var ise sizler için bu kitap son derece açıklayıcı olacaktır. Hangi açıdan okuyacağınız size kalmıştır. Benim tavsiyeme kulak verecek olursanız kesinlikle din felsefesi türünü baz alarak okumalısınız. Çünkü Şamanizm […]

Zincirler

Bizler bağlıydık onlara. Hepimiz birer zincirle bağlanmış uyurgezer yaşardık, diğerler için. Biz ise kabustan uyanıp gerçeğe geçtiğimize inanırdık. Renkli sarmallara ulaşmak için kırmızıya boyardık göz çanaklarımızı. Sırtımıza ve ayaklarımıza bağlanmış taşlardan hafifleyerek uçardık uzaklara. Ancak kuklalar olduğumuzu anlamamıştık. Bize bağlı olan zincirler tarafından oynatılırdık, uçurtulurduk ve mezara düşerdik. Küçük noktalar ağzımıza atar diğer aleme geçerdik. […]

Bıçak Sırtı

Kovulduğu güvenli bahçeye geri dönebilme ihtimalinin hayali, insanı cezbeden arzulardandır. Tarihler boyunca anlatımları süregelen hikayelerde insanlığın uğraşları ve istençleri hayallerine ulaşması için bir adımdır. Sürekliliği olan bu adımlar, insanın ilk günahından dolayı içine düştüğü imtihan dünyasından kaçmaya çabalamasıyla başlar. Fakat ebedi olan cennete varmadan önce, gözlerini açtığı yerde ölümsüz olmak ve cenneti burada, yaşadığı dünyada […]

Tomris ve Umay

OTUZLARIN KADINI, SOKAKLAR UYUDU ARTIK ÖPÜŞEBİLİRİZ  Kadınlar, kadınlarımız her şeyleriyle toplumda ve dünyada zor yer edinenlerimiz. Bu yersizliğin parçası olmaktan gurur duyuyorum. Herkese, her şeye inat. Hele ki yaratan, üreten kadınlar olmak, doğum harici doğumun kendisi olmak. Alan taraf olmak. Bu yaratılış için teşekkürler tanrım. Tüm kadınlar adınadır bu teşekkürüm. Otuzların Kadını kitabını iki kez […]

Gelecek

Bizler oradaydık, senle ben ve bir sürü genç. Şimdi derilerimize baktığımızda içine çekilmiş kuru bir deri görüyoruz. O zaman da şimdi gibi senle komşuyduk, iki güzel kız. Geceleri kulüpler arasında uçuşur dururduk. Kimse cüzdanına bakmazdı. Eğlenirdi. İçerdi. Ve sonra da bilmediği yerlerde uyanırdı. Sonra bir durgunluk geldi… Hastalık bizi içten yakan battaniye gibi sardı. Kelebeklerin […]

Attila İlhan

 Şiirin sanat olduğu kadar zanaat olduğunu savunan usta yazar, işçiliği bilmeyen bir kimsenin yazdığı mısralarda ciddiye alınabilecek bir şiir niteliği taşıyamayacağını savunur. Bazı şiirlerini vapurda yahut otobüste yazdığını dile getirerek şiirin aramakla değil kendiliğinden geldiğinde bulunacağından bahsetmiştir. Şiiri sevebilmesinin sebebinin kuşaktan kuşağa aktarılan aile yapısından geldiğini düşünür. Bir insan ancak şiire maruz kalarak büyürse şiiri […]

Dune

Çöl, evet çöl. Olduğum yeri ancak böyle anlatabilirim. Kendimi ana karakterin yerine koyup sürükleniyorum toz bulutlarının arasında. Kasvetli gri bir hava, her an çıkabilecek tehlikeler esnasında. Her şeye rağmen azimle kumlarda yürüyorum. Elimde bir pusula, önümde uzun bir yol, koca evren sanki gözümün bile göremediği. Bacaklarım titriyor. Adeta zemin ayaklarımdan kayıyor. Batıyorum, kuma gömülüyorum yavaş […]

Peyami Safa

Türk tarihinin en büyük yazarlarından biri olarak anılan Peyami Safa, 1899 yılında doğmuş ve henüz iki yaşındayken şair olan babasını kaybetmiştir. Babasının ölümünden sonra abisi ve annesi ile zorlu şartlar altında yaşamını devam ettirmeye çalışmıştır. İlkokula başladıktan hemen sonra kemik veremine yakalanmıştır. Bu durum Peyami Safa’da fiziksel olarak deprem etkisi yaratırken ruhen moloz kalıntılarını bırakmıştır. […]