Trainspotting – Irvine Welsh

Irvine Welsh’in kaleminden çıkmış bu kült kitap bir grup arkadaşın eroin ve diğer maddelerin bağımlılıklarıyla geçen zamanlarını ele alıyor. Biz tüm kitabı Renton karakterinin ağzından okuyoruz. Kitaptaki her bir karakter fazlasıyla kendine özgü ve farklı bağımlılıklara sahip. Yer ve mekân olarak çok güzel ele alınmış bir kitaptır. Kitabı okurken Edinburgh’un sokaklarında, evlerinde, barlarında, dünyanın en pis tuvaletin de falan dolanıyoruz. Kitap genel konu bakımından ağırdır, okurken güçlük çekebilirseniz. Bazı paragraflar sizi fazlasıyla rahatsız edebilir, bu kitabı okuyacaksanız şimdiden uyarıyorum ki sonrasında kendinizi kötü hissetmeyin. Okumak istediğinize emin olduğunuz da lütfen mental olarak kendinizi iyi hissettiğinizden emin olun. Çünkü bu kitabın sizlerde kalıcı kötü hisler bırakmasını istemem. Eğer bu kitabı okuyup beğenirseniz devam kitabını da araştırıp okumanızda fayda vardır.

İnsanı uyuşturan hiçbir maddenin sağlıklı olmadığını hepimiz biliyoruz. Hele ki günümüzde uyuşturucu yaşı 12 yaşa düşmüşken. Bunlar insana fayda veya keyif sağlayan şeyler değildir. Eğer bu kitabı okursanız eroin ve diğer uyuşturucular hakkında sizlere çok büyük bir bakış açısı ve empati sunacaktır. Çünkü Trainspotting’de okuyacağınız şeyler genellikle eğlenceli değildir. Renton çok kez eroini bırakmaya çalışır, eroinin etkisini farklı açılardan bizlere anlatır ona göre iyi veya kötü olarak. Ona tepki gösteren yanında olan arkadaşlarını, ailesini okuruz. Tarainspotting, uyuşturucunun açabileceği her zararı bizlere farklı bakış açılarından sunan bir kitaptır. Bunların yanı sıra eroinin yarattığı büyük acılardan ve kayıplardan sıkça bahsedilir. Eroin ve toplumun aynı zamanda nasıl bir bütün olduğu da edebi ve gerçekçi şekilde de anlatılır. 

Tüm kitap boyunca Renton ve dostlarını okumak bazen keyifte verir. Çünkü içinde bulundukları Punk kültürü çok büyüktür. Örneğin bir paragrafta Iggy Pop konserine giderler. Belki okurken karşınıza sevdiğiniz grupların veya sanatçıların şarkıları da çıkabilir. Bu kitabın yeraltı edebiyatı serisi altında kült olmasının bir sebebi var. Eğer ki yeraltı edebiyatları kitaplarından keyif alıyorsanız tam da size göre. Kitap yayınlandıktan sonra kitapla aynı adı paylaştığı 1996 yapım bir filmi de bulunmaktadır. Kitabı okuduktan sonra kafanızda bazı şeylerin daha net oturmasını istiyorsanız filmini de izlemenizi tavsiye ederim. Kitap ve film birbirini inanılmaz iyi şekilde tamamlıyor. HAYATI SEÇ. CHOOSE LİFE. 

ALINTILAR: 

Matrak; bir sürü eroinman, esrarkeş ve speed bağımlısı tanıyorum, ama en kötü durumda olanlar alkol bağımlıları. (81. Sayfa)

Iggy Pop dosdoğru bana bakarak, parçanın ‘Amerika Ruhani Savunma İçin Uyuşturucu Alır’ dizesini söyledi. Ama ‘Amerika’ sözcüğünü ‘İskoçya’ olarak değiştirdi ve tek bir cümleyle bizi herkesten daha iyi tanımladı… (82-83. Sayfa)

Bocaladı; insanın içinden eroini söküp atabilirsin ama eroinmanı asla, diye düşündü. (151. Sayfa)

Başarı ve başarısızlık arzunun tatmin edilmesi ya da içinde kalması anlamına gelir. Arzu ya kişisel dürtülerimize bağlı olarak baskın bir biçimde içseldir, ya da esasen reklamlarla veya medyanın ve popüler kültürün sunduğu rol modelleriyle uyarılmış bir biçimde, dışsal. (191. Sayfa)

Toplum, davranışları kendi normlarının dışında kalan insanları emebilmek için yapay ve dolambaçlı bir mantık icat eder. Diyelim ki bütün artıların ve eksilerin farkındayım, kısa bir ömrüm olacağını biliyorum ve aklım yerinde, falan filan ve yine de eroin kullanmak istiyorum? İzin vermezler. İzin vermezler çünkü bu kendi başarısızlıklarının bir işareti olarak görülecektir. Sana sundukları şeyleri reddetmen böyle algılanır. Bizi seç. Hayatı seç. Mortgage’ı seç, çamaşır makinesini seç, araba seç, bir kanepeye oturup ağzına berbat şeyler tıkıştırarak beyin uyuşturucu ve ruh çökertici aptal televizyon programları seçmeyi seç. Bir huzur evinde üzerine sıçıp işeyerek çürümeyi, bencil ve kafayı yemiş çocukların için bir utanç kaynağı olmayı seç. Hayatı seç. İyi de, ben hayatı seçmemeyi seçiyorum. (193-194. Sayfa)

Bütün gün kafamın içinde Joy Division’ın ‘She Lost Control’ şarkısı dönüp durmuştu. Ian Curtis. Matty. Onları bir şekilde birbirlerine örülmüş olarak düşündüm, ama tek ortak noktaları ölüm arzularıydı. (209. Sayfa)

Sabaha kötü hissedeceğim kendimi, ama Sick Boy’un dediği gibi, sabahlar kendi başlarının çaresine bakarlar. Birkaç bira ve biraz geyikle üstesinden gelinemeyecek utanç yok bu dünyada. (227. Sayfa)

Trainspotting, Irvine Welsh, Siren yayınları, 9. Baskı Temmuz 2020, Çeviren: Avi Pardo.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on google
Share on pinterest
Share on telegram

Yazar

Yazar

Grafiker

Grafiker

Yazar

Grafiker