Howard Philips Lovecraft’in (H.P. Lovecraft) bir yazar olarak popüler kültürdeki yerinin ne kadar önemli olduğu üzerine birçok yazı yazılabilir. Onun eserleri korku, bilim kurgu, fantastik türleri başta olmak üzere edebiyat, sinema ve çizgi roman gibi sanat dallarını etkilemiştir. Cthulhu, Azathoth, Shoggoth gibi canavarlar yaratarak tekinsizliğin korkusunun kurguda nasıl işleneceğini gösteren Lovecraft, bu canavarların türevlerinin başka hikayelerde yer edinmesine sebep olmuştur. Bu yazıda özellikle çizgi romanda Lovecraft etkileri üzerine, örnek hikayeler ve karakterler konuşulacaktır.
Lovecraft mitolojisinin kalbinde ‘Büyük Eskiler’ olarak anılan kudretli varlıklar var. Bu varlıklar Lovecraft hikayelerinde karakterlerin zihniyle oynar, onları delirtir ve bazen de gerçek formlarını gösterirler ki bu noktada karakterlerimiz karşısındaki kudretli varlıkları tanımlayamayacak bir ruh halindedir. Lovecraft mitolojisinin temelindeki bu bilinmeyen korkusu, bu kudretli varlıklardan gelir. Çünkü insan algılayamadığından, bilmediğinden korkar. Buna ‘xenophobia’ deniyor. Xenophobia üzerine inşa edilmiş hikayeler ve karakterler çizgi roman dahil olmak üzere birçok mecrada görülüyor.
Marvel ile başlamak gerekirse, Lovecraft mitolojisinde olduğu gibi Azotharoth, Yog-Sototh ve Nyarlathotep olmak üzere Marvel evreninde de ‘Büyük Eskiler’ varlıklarını sürdürüyorlar. Onlara ek olarak, Marvel Vs. Capcom oyun serisinden de bildiğimiz Shuma-Gorath ve Scarlet Witch severlerin bileceği Chthon da Marvel’in eklediği karakterler olarak kategorileştirilebilir. Shuma-Gorath 1.000.000 MÖ yılında bile Marvel evreninde gezinen bir varlıktı. Şu an ki ismiyle ‘Gargantos’ olarak anılan Shuma-Gorath, Dr. Strange olmak üzere Marvel evrenin doğaüstü güçleriyle savaşan karakterlerin karşısına çıktı. Chthon, Marvel evrenindeki en önemli büyü kitaplarından biri olan Darkhold’un yazarıdır ve 4 milyar yıl önce doğmuş kudretli bir varlıktır. Scarlet Witch başta olmak üzere büyüyle uğraşan karakterlerin hikayelerinde önemli rol oynamaktadır. Marvel evrenindeki birçok canavarın da yaratıcısı olan Chthon, kitabı Darkhold’u okuyanların zihnine girip onları manipüle eder.
Marvel evreninde Cthulhu’ya benzer görüntüsünden dolayı Hive karakterini ele alabiliriz. Hive karakteri Hydra örgütünün oluşturduğu parazitlerle bir insanın birleşmesi sonucu oluşan bir varlık. Fakat Agents of Shield dizisinde Lovecraft mitolojosine daha uygun bir şekilde karakter işleniyor. Dizide Hive, eski bir insanüstü varlık ve yeteneklerinden ötürü gezegeninden uzaklaştırılıyor. Bir topluluk Hive’ı dünyaya getirmeye çalışıyor ve bu topluluk sonra Hydra örgütüne dönüşüyor.
DC Evreni’ne gelecek olursak Starro ve M’Nagalah Lovecraft’tan etkilenerek üretilmiş karakterlere örnek gösterilebilir. Starro, kendine benzeyen minyonlarıyla yapıştığı herkesi kontrol altına alabilen bir uzaylı. Justice League’in düşmanları arasında yer alan bu yaratık James Gunn’ın yönettiği İntihar Timi filminde beyaz perdeye yansıyor. M’Nagalah şekli olmayan bir uzaylı ve Swamp Thing’in düşmanları arasında yer alıyor. DC Evreni’nde Edgar Allan Poe ve H.P. Lovecraft olmak üzere yazarların zihnin etkiliyor. Kanser Tanrısı olarak anılıyor ve başkalarının vücutlarına toksin yayarak onları kontrol altına alabiliyor.
Çizgi roman dünyasında Lovecraft’ten etkilenmiş başka hikayeler de var. Örneğin, Hellboy evreninde Ogdru Jahad dünyanın sonunu getirecek ejderha gibi varlıklar var. Alan Moore’un ve Kevin O’Neill’ın yaratıcısı olduğu The League of Extraordinary Gentlemen’ın Black Dossier kitabında ekibin bir kadim tanrıyla savaştığından bahsediliyor. Alan Moore’un yazdığı başka eserler The Courtyard, Neonomicon ve Providence’da Lovecraft mitolojisinden etkilenmiştir. Spawn evreninde Urizen isminde zamandan önce bile var olan kadim bir tanrı var. Ian Edington ve D’Israeli tarafından yaratılan Leviathan başlıklı çizgi roman serisinde Hastur isimli şeytan geminin mürettebatını kontrol altına almaktadır. 2024’te ise Godzilla ve Cthulhu’nun kapışmasını anlatan bir çizgi roman çıkmıştır.
Lovecraft mitolojisi ve öyküleri popüler kültürü etkilemeye şüphesiz devam edecektir. Fakat bu mitolojide ve bahsi geçen çizgi romanlardaki kadim varlıkların ortak noktası birilerini kontrol altına almak ve onları manipüle etmek. Bu amacın temelinde yatan duygu ise kesinlikle insanın bilmediğinden, anlayamadığından gelen korkudur. Bu korku sonucunda kadim varlıklar dünyaya gelip her şeyin sonunu getirebilir. Dolayısıyla insanın nefsine ve korkularına hâkim olması kaosu engelleyebilir. Belki de bu anlatıların temelinde yatan fikir budur.